CHP, Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesinin iptali için AYM’ye başvurdu

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TİP’ten Hatay milletvekili seçilen Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Günaydın, “Bir milletvekilliğinin düşürülebilmesi için bir kesin hüküm gereklidir. Oysa Atalay hakkında verilmiş bir kesin hüküm yoktur” dedi.

CHP’li Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda Can Atalay hakkındaki Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi kararının okutulmasıyla milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin AYM’ye başvurdu. Günaydın, Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti, kararın iptali ile ortaya çıkan eylemli İçtüzük değişikliğinin iptali taleplerinde bulundu. Günaydın’a CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ve İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer eşlik etti.

AYM önünde açıklama yapan Günaydın, Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin kararın TBMM’de okunduğunu belirterek, “Bu durum açıkça Anayasa’nın başlangıç hükümleri ile 2’nci, 6’ıncı ve 153’üncü maddesine aykırıdır. Bunun yanında Meclis başkanvekilliği yapan Bekir Bozdağ’ın tarafsızlığını yitirdiği ortaya çıkmıştır. Danışma kurulunda parti grup başkanvekillerine saat 14.55’te kararın okutulacağı ifade edilirken buna karşın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Grup Başkanvekili öğleden önce bir televizyon kanalının canlı yayınında kararı okutacaklarını ifade etmiştir” dedi.

’15 GÜN İÇİNDE KARARIN TBMM’YE GÖNDERİLMESİNİ BEKLİYORUZ’

Anayasa’nın 2, 6 ve 153’üncü maddeleri uyarınca bir milletvekilinin milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin tezkere okutma durumunun yok hükmünde sayılmasını AYM’den talep ettiklerini belirten Günaydın, “Ayrıca Meclis İçtüzüğü’nün eylemli olarak ihlal edilmesi sonrasında oluşan parlamento kararının da Anayasa’nın 84 ve 95’inci maddelerine aykırı olduğu açıktır. Bu nedenle de parlamento kararının iptal edilmesini ve yürütmesinin durdurulmasını da Anayasa Mahkemesi’nden talep ediyoruz. Anayasa Mahkemesi’ne bu başvuruların yapılabilmesinin 7 ile 10 günlük zamanları vardır. 30 Ocak 2024 tarihinde gerçekleştirilen bu parlamento okuma kararı sonrasında, CHP grubu 3 gün içerisinde dilekçesini hazırlamış, bugün Anayasa Mahkemesi’nden randevu alarak dilekçeleri mahkemeye sunma durumuna gelmiştir. Biz Anayasa Mahkemesi’nin daha evvel verdiği kararlara uyarlı olarak hem yok hükmünde sayılma, hem de iptal ve yürütmenin durdurulmasına yönelik taleplerimizi olumlu karşılamasını, 15 gün içinde kararını vermesini ve kararını TBMM’ye göndermesini bekliyoruz” diye konuştu.

‘BOZDAĞ’IN KARARI OKUMASI TESADÜF DEĞİLDİR’

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Günaydın, kararı Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın okutması ile ilgili eleştirilere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un cevaben “Ben olsaydım dahi kararı Bekir Bozdağ okutacaktı” şeklindeki açıklamasını değerlendirdi. Kurtulmuş’un yurt dışı temaslarının aylar önce planlandığı yönündeki açıklamasıyla ilgili olarak Günaydın, şöyle konuştu:

“Numan Kurtulmuş’a şunu sormak gerekir; neden Numan Kurtulmuş, bugüne kadar Şerafettin Can Atalay hakkında verilen ve temyizen onanmış olan kararı okutmadı. Anayasa Mahkemesi kararını bekledi. Peki Anayasa Mahkemesi kararı nasıl çıktı? Hak ihlali şeklinde çıktı. Yani Anayasa Mahkemesi kararı, hak ihlali şeklinde çıkmışsa ortada kesin bir hüküm yoktur. Dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi ve durdurulması gerekmektedir. Bu bağlamda Numan Kurtulmuş’un yaptığı açıklama tümüyle hukuka aykırıdır. Yurt dışında bulunma durumu, Meclis Başkanlığı bir protokol makamı değildir. Meclis Başkanı önemli konularda, Başkanlık Divanı’na çıkar. Bir vekilin vekilliğinin düşürülmesi konusunu önemli konu saymıyorsa, hangi konuyu önemli bir konu sayacak? Bekir Bozdağ’ın orada olması, AK Parti’den seçilmiş Meclis Başkanvekilinin orada olması ve diğer meclis başkanvekillerinin bu kararı okumaması veriyken; Bekir Bozdağ’ın nöbetçi olduğu haftaya bu okumanın denk getirilmesini tesadüf olarak mı sayacağız? Yani ne Meclis Başkanı’nın yurt dışında olması bizim için geçerli bir mazerettir ne de Bekir Bozdağ’ın bu kararı okuması tesadüfi bir durum değildir. Her şey kamuoyunun bilgisi, görgüsü dahilinde gerçekleşmektedir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x